Kaynaklar

innoCentrum

Sistematik İnovasyon Teknikleri


İnovasyon kültürünün bir organizasyon içine tüm paydaşların aktif rol alacağı bir mekanizma ile oluşturulması gerekmektedir. Bu çerçevede, çalışanlardan ve müşterilerden iş süreçleri ile ilgili öneri ve gereksinimlerin toplanması, işe yarayan önerilerin değerlendirilmesi ve uygulamaya konması, motivasyon ve ödüllendirme sistemlerinin entegre edilmesi, problem çözme ve karar verme sistemlerinin kullanılması inovasyon kültürünün geliştirilmesinde önemli aşamalardır.

Bu konuda çalışanları eğitmek, bilgilendirme toplantıları yapmak, çalışanların görüşlerine değer verici uygulamaları teşvik etmek, risk alabilmek ve etkin iletişimsel işbirlikleri gerçekleştirebilmek önem arz etmektedir. Bu kültürün yerleştirilmesi kadar kalıcı olmasını sağlanması amaçlı tüm bu faaliyetlerin belirli bir sistematik yapı içerisinde uygulanması da gerekmektedir. Çünkü inovasyon, ancak sürdürülebilir ve sistematik faaliyetler zinciri sonucunun bir ürünüdür. Bunun için de bir organizasyona dahil başta çalışanlar olmak üzere tüm paydaşların inovasyon faaliyetlerini desteklemeleri ve inovasyon ekosistemine katkı yapabilmeleri için sistematik inovasyon teknikleri geliştirilmiştir. Bu teknikleri yaratıcı düşünce teknikleri ve süreç iyileştirme, problem çözme ve karar verme araçları olarak 2 kategoride inceleyebiliriz.

Yaratıcı Düşünce Tekniklerinden en bilinenleri şunlardır:

  1. Beyin Fırtınası
  2. Yanal Düşünme Teknikleri
  3. Altı Şapkalı Düşünme Tekniği

Bunların haricinde kıyaslama tekniği (benchmarking), delphi metodu, latel düşünce (latel thinking) ve patent haritalama (patent mapping) gibi yöntemler de mevcuttur.

  1. Beyin Fırtınası
  2. Her kesimden insanın yaratıcılığını açığa çıkarma amacıyla bir sorunun nedenlerini ve çözümlerini bulmaya yönelik uygulanabilir. Beyin Fırtınasının 4 temel kuralı:

    «Eleştiri yasaktır»; Fikirler ilk oturumda değil, daha sonra eleştirilir.

    «Atış serbesttir»; Ortaya ne kadar uçuk fikir atılırsa, o kadar iyidir.

    «Hep daha fazla»; Fikir ne kadar çoksa, iyi bir fikir ortaya çıkma şansı da o kadar fazladır.

    «Birleştir ve iyileştir»; Ekip üyeleri, diğer fikirleri iyileştirme veya değiştirmeye yönelik önerilerde bulunmalıdır.

    Süreci şu şekildedir: Başkan seçilir/ belirlenir - Başkan oturumun amacını ortaya koyar - Konuyu tahtaya yazar - İlk bir-iki tur sırayla sonrasında sıraya bağlı olmaksızın fikirleri not eder - Grubun fikirleri tükenmeye başladığında değerlendirmeye geçilir - Sıralama veya puanlama yapılarak fikirler önem derecesinde sıralanır - Oylama ile bu fikirlerden en önemlileri seçilmeye çalışılır.

  3. Yanal Düşünme Teknikleri
  4. Dikey düşünme; geleneksel mantıksal düşünmedir. Problemden yola çıkar ve adım adım çözüme varır. Yanal Düşünme; ise doğru yanıtı bulmakla değil, yeni fikir bulmakla ilgilenir. Amaç çözmek değil, yeni bir şey bulmaktır. Görünüşte birbirlerinden farklı olan nesnelerin aslında benzer şeyler olduklarını görmektir. Bir kavramla başlayan ve ardından çözüme ulaşana dek bu kavramla çalışmaya devam eden dikey düşünüş, gittikçe daha derinleşen bir çukur açmak gibidir; bir çözüm geliştirmeden önce soruna alternatif yollardan bakmayı keşfeden yanal düşünce ise farklı yerlerde bir yığın çukur açmak gibidir.

  5. Altı Şapkalı Düşünme Tekniği
  6. Edward De Bono tarafından geliştirilen bu teknikte De Bono, her insanın bir düşünme tarzının olduğu ve bu düşünce tarzına göre hareket ettiğini söylemektedir.

    De Bono’nun altı şapkası şu şekildedir:

    • Beyaz şapka: Tarafsız şapkadır. Konuya karşı ilgili kişi objektiftir.
    • Kırmızı şapka: Duygusal şapkadır. Görüşülen konu ile ilgili olarak sübjektif davranır. Sezgi ve duygularına göre hareket eder.
    • Sarı şapka: İyimser şapkadır. O işin olumlu taraflarını objektif bir şekilde ortaya koyar.
    • Siyah şapka: Kötümser şapkadır. O işin olumsuz taraflarını ve risklerini objektif bir şekilde ortaya koyar.
    • Yeşil şapka: Yenilikçi şapkadır. Yeni fikirlere açıktır.
    • Mavi şapka: Serinkanlı şapkadır. Düşünce sistematize edilir. Düşünme sürecinin düzenlenmesi ve kontrolü ile uğraşır.

    Bu düşünme tekniği, herkesin mavi şapka altında toplanması ile başlar. Fikir atışmaları, kırmızı şapkanın sorunu çözümü ile ilgili fikirleri toplaması ile devam eder. Bu aşama gerçek çözüm için kısıtların geliştirilmesi için de kullanılır. Tartışma, fikirler ve muhtemel çözümler üretilmesi daha sonra için yeşil şapkaya geçilir. Daha sonra tartışma, bilgi üretmeyi düşünen beyaz şapka ile çözümleri eleştirmeyi düşünen siyah şapka arasında gider gelir.


Yaratıcı Düşünce Tekniklerinden daha spesifik bir metot üstünden problem çözme odaklı hareket edilmesini sağlayan Süreç İyileştirme, Problem Çözme ve Karar Verme Araçları mevcuttur. Bunlardan en bilinenleri şunlardır:

  1. TRIZ (Yaratıcı Problem Çözme Teorisi)
  2. QFD (Kalite Fonksiyonu Yayılımı)
  3. Sebep-Sonuç (Balık Kılçığı) Diyagramı
  4. FMEA (Hata Modları ve Etkileri Analizi)

  1. TRIZ
  2. Bu yöntem, 1946 yılında Sovyetler Birliği Patent Ofisi’nde çalışmakta olan Genrich Altshuller ve meslektaşları tarafından, dünya üzerinde o güne kadar var olan yaklaşık 200.000 patentin incelenmesi ve ortak özelliklerine göre sınıflandırılması ile geliştirilmiştir Rusça olarak, “Teoriya Resheniya Izobretatelskikh Zadatch (Yaratıcı Problem Çözme Teorisi)” kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. TRIZ kapsamında toplam 39 Mühendislik Parametresi belirlenmiştir. Bu parametreler matris formatında düzenlenmiş ve 39x39 boyutunda “Çelişkiler Matrisi” adı verilen bir kare matris elde edilmiştir. Çelişkiler matrisinin satırlarında ve sütunlarında aynı mühendislik parametreleri yer alır. Burada satırlar aksiyon sorunları, sütunlar ise reaksiyon sorunlarını simgeler. Altshuller, Mühendislik Parametrelerini ortaya koyarken yaptığı gibi yine mevcut patent başvurularını incelemiş, 40 adet Yaratıcı Prensipler adını verdiği ideal çözümleri ortaya koymuştur. Altshuller, tanımladığı 40 Yaratıcı Prensibi, Çelişkiler Matrisinin hücrelerine, her bir hücrede en fazla dört prensip olmak üzere yerleştirmiş ve matrisi tamamlamıştır. Sonuçta 39x39 boyutundaki Çelişkiler Matrisinde yaklaşık 1.600 hücre ve yaklaşık 6.400 ideal TRIZ çözümü yer almaktadır.

  3. QFD
  4. Türkçe adıyla “Kalite Fonksiyon Yayılımı (Quality Function Deployment)”dır. Ürün ya da hizmet tasarımı yaparken, müşteri ihtiyaçlarını, rakipleri göz önüne alarak müşteri sesini teknik özelliklere dönüştürülmesini sağlayan bir sistemdir. En önemli QFD aracı kalite evidir. Kalite evi, müşteri talep ve ihtiyaçları doğrultusunda yeni ürünlerin/hizmetlerin tasarımı veya mevcut ürünlerin/hizmetlerin geliştirilmesi için çok disiplinli takımların kullandığı müşteri-odaklı bir tasarım aracıdır. Kalite evi, müşteri memnuniyetini, üretim sürecinin ilk aşaması olan tasarım aşamasında sağlayarak, ürün üretildikten veya hizmet sunulduktan sonra gereken düzeltme çalışmalarının önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Kalite evi, müşteri ihtiyaçlarının tam olarak karşılanmasını sağladığı gibi, rakip ürünler ile kıyaslama yapma imkânını da kullanıcıya vermektedir.

  5. Sebep-Sonuç (Balık Kılçığı) Diyagramı
  6. Bu metot bir problemi doğuran ya da etkileyen sebep ve faktörleri belirlemek amacıyla oluşturulur. Problemlere daha geniş bir çerçeveden bakma olanağı sunar. Problemin teşhisi ve süreç iyileştirmeyi kolaylaştırır.

  7. FMEA
  8. Bir proseste, bir üründe veya bir sistemde olası tüm hataları belirleyip, bunları potansiyel etkilerinin boyutuna göre tasnif ederek, en sık görülen veya en büyük etkiye sahip olanlardan başlayarak, kök sebeplerini araştırmak ve önleyici tedbirleri almak üzerine kurulmuştur. Uygulanmak için seçilen çözüm önerisi bu metot kullanılarak daha kaliteli ve güvenilir olması sağlanır.